kristen chenoweth - maybe this time
sabah çarşafımı falan değiştireyim dedim, yorgana nevresimi geçirirken birden kendim de içine girdiğimi fark ettim. bu kadar basit bir işlemi bile böylesine karmaşık bir hale getirebilmek, 23 yaşıma kadar nasıl hayatta kalabildiğimi sorgulattı bana. oysa geçen gün laptopımın klavye tuşlarını tek tek söküp içini temizlerken çok başarılı hissediyordum kendimi.
ama esc tuşunu kırdığımı bilmeyin. yerine taktığım son tuştu bir de. c-c-c-combo breaker!!! üzdün beni eskeyp.
all the odds are in my favor
something’s bound to begin
it’s got to happen, happen sometime
maybe this time i’ll win
she's not there
cory monteith
nasıl bir murphy kanunuysa, sevgilisi olan erkeklerle çok iyi ~anlaşıyorum. onlar benimle daha iyi ~anlaşıyor hatta. ben hiç arayıp bulmuyorum çünkü onları, hepsi gelip beni buluyor. hangi birini sayayım şimdi? şaka yollu da olsa “bak seni düğünüme çağırmam!” diyen arkadaşlarım gün geçtikçe artmakta. ben çok mu meraklıyım sanki düğüne? hmh. gelmem ki. banne. o oğlanları da istemiyorum. hiçbirinde gözüm yok. belki bir tanesinde var. belki. biraz. ama ona da bir şey yapmam zaten. yapamam. uzak diyarrlarrdaaa evvlii baaarklıııı!
ehm. yok yok, iyiyim.
isyankar bir dönemimde “maneater olacağım ben artık, yeter lan!” demiştim, ama kastettiğim kesinlikle bu değildi. biz daha orta okuldayken, anneannemin kuzenimle bana “aman kızım, sakın metres olmayın.” demesiyle dalga geçmem yüzünden sanırım bu. bilsem yapar mıydım hiç?
well no one told me about her, what could i do
well no one told me about her, though they all knew
but it’s too late to say you’re sorry
how would i know, why should i care
please don’t bother trying to find her
she’s not there