I love all sailors, but hate the beach.

May 7

(Source: nevver)

Apr 2

eastofthebeast:

fembot bunu sevecek

sosyalleşmeye bu kadar varım.

(Source: nifri)

DOOO WEEE OOOO!!! (a.k.a. mutluluk patlaması)

DOOO WEEE OOOO!!! (a.k.a. mutluluk patlaması)

wax audio - south of the grapevine (slayer + marvin gaye mash-up)

  • toplum içinde dinlememin en sakıncalı olduğu şarkıların the lonely island’ınkiler olduğunu düşürdüm hep. yani dinlediğim şarkıları sessiz bir şekilde hep mırıldandığım için, dudak okuyabilen biri çıksa ya da ben gaza gelip sesli söylesem “to impress a chick, do the helicopter dick” lafını kime nasıl açıklayabilirim? yok, mümkün değil. ama zaten yanılmışım, toplum içinde dinlemem gereken şarkı amanda palmer’ın the bed song‘uymuş. oturduğum yerde öylesine açmış dinlerken resmen nabzım durdu, zaten saydam bir tenim var, iyice betim benzim attı. tam “allahsız” diye sevilesi bir insan vesselam şu amanda palmer.
  • ayrıca duygusal kabiliyetlerim yoksa günahım ne? ben de insanım! bi’ dak’ka, insan mıyım lan? yani, boşuna fembot değiliz bugüne bugün. yaz kızım, blade runner örneğiyle karşılaştırarak inceleyiniz.
  • geçen gün çok alakasız bir alışveriş merkezinde tek başıma otururken eski bir erkek arkadaşımı gördüm. daha doğrusu, gördüğümü zannettim. hani böyle kafanı çevirirken arada bir şey görürsün, ama gözlerin asıl hedefe ulaştıktan sonra o arda gördüğün şeyi algılarsın ya, o şekilde. emin olamadım, sonra kafamı kaldırıp da bakmadım bir daha. ama 2-3 defa daha yine aynı şekilde saniyelik göz göze geldim, yine emin olamadım. sonra “amaağn” deyip the german ideology okumaya devam ettim. ya ne edeceğidim, okuyom ben ya! ulan ne acayip. zamanında hayatının en kıymetlisi dediğin insan, gün geliyor yüzünü hatırlayamıyorsun. “bazen yüzünü tam hatırlayamamaktan korkuyorum,” derdi bana, foreshadowing’miş meğerse, iyi mi?
  • dur dur. dedim ya geçen sefer, bir derste çok fena atlıyorum ortaya diye? geçen gün program koordinatörü hocanın evine yemeğe gittik, diğer hocalar falan da var. işte o zıpçıktılık yaptığım dersin hocası o ilk gün bık bık her sorduğuna cevap vermemden çok etkilenmiş, o sıralar daha taşınmamış olduğundan ev sahibi hocada kalıyormuş, gelip ona “sınıfta bir öğrenci var, çok parlak,” demiş. liseden beri övülmedim ben lan. bünyem reddetti resmen. gaassaray hayatım “yeaani bu dediğin iyi ama…” diye başlayan ve 16 eleştiriyle biten cümlelerle geçti. buradaysa iki üç eksiğini gediğini söyleyip sonra “…ama gerisi gayet doğru tabii,” diyorlar. övün ya beni. motivasyon için ihtiyacım olan buymuş benim, şimdi anladım. köpekler gibi kafam okşansın, aferin densin istiyormuşum resmen. deseniz n’olur ulan!!1!
  • hep söylüyorum, bende yalan yok. hayatım bir justin bieber şarkısı olsun istiyorum (herhangi bir tane değil de belli bir şarkı), ama maalesef bir billie holliday, bir childish gambino ve bir killswitch engage şarkısı arasında gidip geliyor. evet, şaşırmışım haggaten kendimi. niyetim ise no eklektizm, yes düz insanlık.
  • şu an hobbes hakkında sunum hazırlamam gerekiyor. calvin’inki değil elbet, aslında onun olmasını da isterdim. ama yok yok, thomas’ım da çok minnoş. garibim ya. oyy. neyse, ne diyordum? heh. yine yapmam gereken şeyi, gerçekleşmesi gereken zamanda yapmıyorum. beeğğnn böyleyiiğğmm, beeğğnn.. ehm.
  • maddelemeye de iyi alıştım ha. ne yapayım, tembelim ki. oturabiliyorsan ayakta durma, yatabiliyorsan oturma demiş hazreti mörfi. maddeleyebiliyorsan nesir yazma. bu kadar.
  • doğrusu amanda palmer’ın genel olarak bahsettiği o duygusal olarak tepkisiz insan olmamak için genel olarak gönül ilişkilerinden uzak duruyorum. kimse üzülmesin, ben de başıma dert almayayım.
  • mis.

(Source: youtube.com)

Mar 7
alışveriş anlayışım.

alışveriş anlayışım.

Mar 2

siyahlikiz:

Ünlü erkek oyuncular “Dünya Kadınlar Günü” için kadınlara destek için  kolları sıvadılar.Ruj, oje, rimel sürerken fotoğraflanan oyuncular, sütyen takarak ve topuklu ayakkabı giyerek poz verdiler.

kadınlık bu değil arkadaşım. şu yapılanın adı da kesinlikle “empati kurmak” değil. olsa olsa şekilcilik, terbiyesizlik ve cinsiyetçiliktir.

al al al al topla topla götür bunların hepsini yak.

bay city rollers - bye bye baby

  • yakın zamanda love actually izlediğim çok mu belli oluyor?
  • eminim olmuyordur.
  • neticede insani duygulardan zerre nasip almamış biriyim.
  • bunu da daha geçen gün 12 yıllık arkadaşım dedi. bu kadar acımasızca söylemedi aslında, “lan azıcık bir duygulu konuş, bir şeyler hissettiğini göster. ama yoook, denizliğin kalmaz o zaman!” dedi.
  • her neyse. androidliği, robotluğu konuşmaya gelmedim. ha, “neyi konuşmaya geldin o zaman düdük?” dersen ona da cevabım yok,o ayrı.
  • rastgele ortaya konuşuyorum öyleyse?
  • ya. ya. 10 gün önce stoya ile aynı şehirdeymişiz. bilsem düşerdim peşine lan. “tambılığ yazılağnızı çok severek okuyoğuuuz!” diye ağzım kaymış bir şekilde yamulurdum karşısında. 
  • ayıptır söylemesi, ilk dönem ders notlarım biraz yüksek geldi. ilk defa başıma böyle bir şey geliyor, alışık değilim. lisansta toplam bu kadar aa almamış olabilirim. (ALMIŞ.) (yapmasam şişerdim.) onun özgüveniyle bu dönem öyle inak bir öğrenciyim ki, öyle inak’ım yani. her soruya cevap vermeler, yarısı miyendiz dolu sınıfta onlardan önce mantık sorularına atlamalar falan. arif çağlar’dan ders alıyorum lan. derste benim dışımda bir kişi daha var. sadece BİR KİŞİ. özel ders resmen. bık bık ediyorum ama az şanslı değilim haggaten.
  • bu arada evet, stoya benim için her şeyden önce fikirleri ve bunları ifade ediş şekli sebebiyle önemli olan birisi. görsem kitap falan imzalatabilirim, belli olmaz.
  • yine öyle android falan fıstık diye atıp tuttum ama, şunları yazarken uyuutup’tan gelen mailinin ardından yeni pbs idea channel videosunu izlerken mike rugnetta’ya göynüm hafiften kaymış olabilir, söz veremiyorum.
  • yukarıdaki şarkının ima ettiği üçlü ilişkinin diğer elemanlarının ağzından şarkılar için bkz: bir ve iki. bu olaylar hep kafamda olup bitiyor bu arada, somut bir şey yok. öte yandan, ne kafamda olup bitmiyor ki? (uygun .gif)
  • dur, dur. veledin tekine ders vermeye başladım. baya küçük bu, 5,5 yaşında. geçen gün bana “sen… sen… dünyada bilmediğin bir şey yok mu yani senin?” diye sordu. arkasından da “iki kere seksen kaç?” dedi. bu kadar işte çok bilmek, kasmayalım.
  • size çorbayı şeffaf kaseden içtiğimi söylemiştim.
önümüzdeki üç haftadan sağ çıkarsam, yaparııığğm bilirsin!

önümüzdeki üç haftadan sağ çıkarsam, yaparııığğm bilirsin!

(Source: almostblackandwhite)

gözünü sevdiğimin mars’ı.

(Source: sailorfailures)

Jan 9

louie s02e06 (x)

kadın haklı.